İLÇE OLDUK

 Yakup BEKTAŞ

 
 

 

            Kişi Başına Düşen Milli Gelir lafını sık sık duyarız. Bu: Ülkenin bir yılda ürettiği toplam değerlerinden her bir vatandaşa (kelle başı) düşen pay demektir. Kağıt üzerinde kalsa da, bu rakam, ülkelerin zenginlik göstergelerinden en önemlisidir. Mesela IMF nın 2006 raporuna göre, Dünya da en yüksek gelir Lüksembourg da (85.444-$) dır. Onu 71.674-$ ile Norveç izler. Türkiye de ise bu rakam 5.202-$ dır. (Komik ama gerçek ;)

            İşte bu sihirli rakam, ay başında birden bire 7.500- Dolar oluverdi. Nasıl olduğu önemli değil ama, vatandaş sabah 2.300 dolar daha zengin !! uyandı. Tabii, bu rakam da kağıt üzerinde olduğundan kimse bir fark göremedi. Zengin oldun diyen kurumlara, gazetelere mi yoksa cebindeki olmayan milli gelirine mi inansın bilemedi.

            Her ne kadar uzun zamandır bekleniyorduysa da Dilovası Halkı da bir sabah İLÇE olarak uyandı. Herkes de tatlı bir heyecan, garip bir başarmışlık! Hali vardı daa…. Orta da değişen bir şey yoktu. Herkes etrafa baktı durdu, acaba bir şey değişti mi diye…

            Belki ileride somut birkaç şey görebileceğiz. Ama bu durumun yansımalarını kısa zamanda görmeyi beklemek yanlış olur. Asıl konu ise; yerleşkelerin tabelalarının, idari atlastaki adının değişmesi değil, orada yaşayan insanların kafalarının değişmesidir. Sadece insan sayısı da yetmez. Bakırköy’ün nüfusu, Ortadoğu ve balkanlardaki illeri bırakın bir çok ülkeden bile çoktur, ama ilçe dir. Demek ki; ilçe olmak başka bir şey…

            Bir kere sosyal yaşam, üretim, konum, nitelikli nüfus ve -her ne kadar tasvip etmesem de- siyasi nüfuz bakımından belde ve köy kalıplarını aşmak gerekir. Düşünce ufuklarının dar ve sığ değil, engin ve geniş olması lazımdır.  Öyle olmalı dır ki, başkalarının düşünemediği, hatta, hayal bile edemediği şeyleri gerçekleştirebilelim.

            Orta da bir realite var. Dilovası ilçe olmuştur. Nasıl oldu, neden oldu, niye oldu ları bir tarafa bırakmalıyız. Demek ki , az önce sıraladığım bir çok şey gerçekleşmiş ki ilçe olunmuş. İtiraf etmeliyim; bu konuya en umutsuz bakanlardan biri de bendim. Hatta gazetemizin Gen. Yayın yönetmeniyle hep takışırdım. O, ısrarla “Dilovası İlçe olacak, olmalı” dedikçe ben gülerdim. Şimdi o gülüyor. Gülsün… Tüm halk gülmelidir bence. Etrafında ilçe aramaktansa, her bir birey, kendi içinden çıkardığı değerlerin tezahürü olan bu payenin hakkını vermelidir. Nasıl ilçe olunur , daha önemlisi ilçe olmak nasıl hak edilirmiş gösterilmelidir cümle aleme… Her şeyden önce tüm ülkeye yayılmış kötü şöhretin kirli izleri silinmelidir. Gazetelerin üçüncü sayfalarında yer alan ne kadar kötü olay varsa, hepsiyle anılmış olan bir Dilovası, yine aynı gazetelerin baş sayfalarında, ama bu kez; sanat, spor, eğitim vb konularda çıkardığı şampiyonlarla, birinciliklerle, ödüller le yer almalıdır. Tv.lerde yapılan haberleri izleyenler, ağızları açık şekilde “burası orası mı ?” demelidirler…

            Bunları kim mi yapacak? Tabii ki Dilovası’nı ilçe olmaya müstehak hale getirenler, sizler yani… Tekrar hayırlı olsun.