|
Yaban hayatı
ve doğanın korunması için kişisel görüşüm; su
kaynaklarının, derelerin ve göletlerin kirlenmesi
önlenerek, yaban hayvanlarının can damarı olan bu yaşamsal
noktaların bilinçsiz şekilde kurutulmalarına son
verilmelidir. Göletlerdeki Sazaklarda yuva yapan ve yavrulayan
yaban hayvanlarının mevsimsiz ve izinsiz avlanmalarına
son verilmelidir. Doğa, yaban hayatı ve insan yaşamı bir
bütündür bunu kesinlikle unutmamalıyız. Bunlardan birinin
eksikliği diğerini yaşamsal yönden direk etkiler. Bu yüzden
yanan ormanların yerine yenileri dikilmeli bilinçsiz
avlanma ve tabiatın dengesi bozulması sonucu nesli
tükenmek üzere olan yaban hayvanları kümeslerde yetiştirilerek
doğaya salınmalıdır.
Bende bir avcıyım
ve yıllardır avlanırım ama bilinçsiz avlanmaya hep karşı
olmuşumdur. Avlanmak doğanın dengesini gözeterek
olmalıdır. Ben her yıl kümesimde beslediğim kekliklerden
3-4 tanesini doğaya salarım. Tüm avcılar ellerinden
geldiğince böyle yapmalıdır. Ava gidilince avcı bulduğu
hayvana tüfeğini doğrulttuğu zaman 3-4 saniye düşünmeli acaba
orada o türden kaç tane var? Usta avcı bunu tahmin edebilir.
Orada o türün sayısı az ise avlanma yapmaktan kaçınılmalıdır. Denge
gözetilmelidir.
En küçük noktada bile
doğanın dengesine dikkat etmeliyiz. Yoksa iklim
değişiklikleri, kuraklıklar kapımızı çalar e bir bardak
suya muhtaç kalırız. Ölmemek için bir bardak suya kaç fabrika
verirsiniz?. Kaç araba?. Kaç ev? Öyle ise gelin
genç, yaşlı, zengin, fakir, akıllı,
cahil demeden hep beraber yeşil ve yaşanabilir bir dünya için
mücadele verelim. Geleceğe MİRASIMIZ OLSUN….
|